Sözcükte Anlam
Sözcükte anlam, bir kelimenin sözlükteki karşılığından yola çıkıp cümle içinde kazandığı yeni değeri okumaktır. Sınavda bir sözcüğün gerçek mi mecaz mı kullanıldığını, hangi sözcükle yakın anlamlı olduğunu ayırt etmen beklenir. Ezber değil, bağlamı okuma becerisi ister.
Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam
Bir sözcüğün akla ilk gelen, sözlükteki temel karşılığı gerçek anlamdır. Aynı sözcük temel anlamla bağını koruyarak başka bir varlığı karşılıyorsa yan anlam, tamamen başka bir kavrama aktarılmışsa mecaz anlam doğar. Ayrımı yaparken sözcüğü tek başına değil, cümlenin bütünü içinde düşün.
- Gerçek anlam: “Çocuk elini yıkadı.” Sözcük temel karşılığıyla kullanılmış.
- Yan anlam: “Masanın ayağı kırıldı.” Temel anlamla benzerlik bağı sürüyor.
- Mecaz anlam: “Bu iş benim boyumu aştı.” Sözcük gerçeklikten kopmuş.
- Terim anlam: bir bilim, sanat ya da meslek alanına özgü kullanım (kök, açı, perde).
Sözcükler Arası Anlam İlişkileri
Sözcükler tek başına değil, birbiriyle kurdukları ilişkilerle değer kazanır. Eş anlamlılık, karşıt anlamlılık, eş seslilik ve genelden özele giden kapsam ilişkisi en çok sorulan başlıklardır. Soru kökü çoğu zaman “aynı anlama gelecek biçimde” ya da “anlamca karşıtı” gibi ifadelerle bu ilişkilere işaret eder.
- Eş anlamlı: kara-siyah, cevap-yanıt. Her bağlamda birbirinin yerini tutmayabilir.
- Karşıt anlamlı: karşıtlık mantıksal olmalı; olumsuzluk eki karşıt anlam yapmaz.
- Eş sesli: yazılışı aynı, anlamı bambaşka sözcükler (yüz, çay, gül).
- Genelden özele: varlık, canlı, hayvan, kedi sıralamasında kapsam daralır.
Somut, Soyut ve Anlam Aktarmaları
Duyularla algılanabilen kavramlar somut, yalnızca zihinde var olanlar soyuttur. Soyut bir kavramın somut sözcüklerle anlatılması ya da bir duyuya ait sözcüğün başka bir duyu için kullanılması sınavın sevdiği ayrıntılardır.
- Somutlama: soyut kavramın somut sözcükle anlatılması — “Ağır bir keder taşıyordu.”
- Soyutlama: somut sözcüğün soyut bir kavramı karşılaması — “Sözlerinin tadı yoktu.”
- Duyu aktarımı: “sıcak bir ses”, “tatlı bir bakış”, “yumuşak bir renk”.
- Ad aktarması: “Sobayı yaktık.” gibi kullanımlarda parça ile bütün yer değiştirir.
Yakın Anlamlı Sözcüklerin Ayrımı
Birbirine yakın görünen sözcükler arasındaki ince fark, doğru seçeneği belirler. Bu farkı yakalamak için sözcüğü cümleye yerleştirip anlamın bozulup bozulmadığını dene.
- İşitmek istem dışıdır, dinlemek bilinçli bir eylemdir.
- Görmek göze ilişmektir, bakmak yönelmeyi anlatır.
- Sanmak kesinlik taşımaz, bilmek kesinlik bildirir.
- Yalnız ve yalnızca gibi sözcüklerde cümledeki görev değişir.
Sınavda dikkat
- Sözcüğün anlamını sözlükten değil, cümledeki kullanımından belirle.
- Mecaz anlamla deyimi karıştırma; deyim en az iki sözcükten oluşan kalıptır.
- Eş anlamlılığı sınamak için sözcükleri cümlede yer değiştir; anlam bozuluyorsa eş anlamlı değildir.
- Terim anlam sorularında önce bağlamdaki alanı (matematik, müzik, denizcilik) bul.
Bu konudan neler sorulur?
- Altı çizili sözcüğün gerçek, yan ya da mecaz anlamda kullanılıp kullanılmadığı sorulur.
- Verilen sözcüğün cümledeki anlamına en yakın kullanımın bulunması istenir.
- Duyu aktarımı yapılan cümlenin seçilmesi istenir.
- İki sözcük arasındaki ilişkiyle aynı ilişkinin kurulduğu seçenek sorulur.
Şimdi bu konudan soru çöz
Okumak yarısı; asıl öğrenme soru çözerken oluyor. Yanlışların otomatik olarak çalışma defterine düşer ve doğru zamanlarda tekrar karşına çıkar.